DİNMEYEN GÖZ YAŞIMIZ VE DÜNDEN BUGÜNE BAŞÖRTÜSÜ

Ey benim güzel ülkem nereye böyle? Nereye ne girdaplara sürüklüyorlar seni? Yazıklar olsun provagatörlere… İnsanın zerre kadar hakkını helal edesi gelmiyor böylelerine. Allah’ın örtüsü her yerdedir. Her yerde olmalıdır. Özgür ve serbest olmalıdır. Allah’ın koymuş olduğu kuralı kim, ne kadar, nereye kadar değiştirebilir?  Değil Allah’ı, Peygamberlerini, Meleklerini, Rabbimizin indirmiş olduğu kıymetli kitabı Kur’an-ı Kerim’den bir ayeti inkâr etmek dahi bir insanın dinden çıkmasına kâfidir.

 

Düşünsenize o mübarek kitabı Rabbimiz bize yol gösterici kılavuz olarak hediye eyledi. Meailini, tefsirini açıp okuyarak anlamaya çalıştın mı ki Allah’ın örtüsünü dışlıyorsun bire insan!!! 

Dinde zorlama yoktur bunu pek âlâ biliyoruz. O zaman neden bizler zorlanıyoruz? Örtü bir ibadettir Ey insanlar neden açtırmak için zorluyorsunuz?  Beni neden ibadetimden ayırmak istiyorsunuz? Allah bu yaptığınıza razı gelir mi? Çok üzülüyorum Allah’ım içim pare pare… Kor var, yüreciğimin ta ortasında yanıyor. Sönmüyor, sönmeyecekte…

Allah için taktığım örtümü hangi güç açabilir? Hangi el açabilir? Ben O‘nun için örttüysem başımı, örtüme kimin eli dokunabilir?

“Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım.
Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım!
Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım.
Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım” …

Demiş ki biri “Allah saçı insanlara, örtsünler diye vermemiştir. Eğer öyle olsaydı saç vermezdi.” Ne kadar da komik… Daha ne kadar saptıracaksınız?  Daha nasıl saptırabilirsiniz? Allah’ın bizi Yaratan Rabbimizi bir an olsun incitme ihtimalini düşünmez mi yüreğin bunları savunurken, konuşurken? Sızlamaz mı kalbin? En sevdiğini kırmaktan bu kadar korkarken SEN!!! Eşinin, annenin, babanın, arkadaşının, evladının, kardeşinin üstüne titreyen SEN!!! Onları kırmaktan çekinirken SEN!!! Rabbini nasıl olurda düşünmezsin? Bu cümleleri sarf ederken bu ne cürettir Allah’ım.  Ne kadarı doğrudur düşüncelerimizin? Savunurken bunca yaptıklarımızı ne kadarını araştırmışızdır?

Affedersiniz ama örneğin Allah bayanlara göğüs de vermiştir. O zaman Allah vermiş diye kapatmayalım mı?  Bu organı şehvet için mi vermiştir? Bebeğin rızkını annenin göğsüne koymuş Rabbim. Olmazsa çocuk nasıl rızıklanacak?

Önceden yayınladığım yazıda “Nitekim Nur suresindeki “Kadınlar başörtülerini yakalarının üzerinden iyice bağlasınlar...” ayeti inince, onların erkekleri bu ayetleri okuyarak eve döndüler. “Bu erkekler eşlerine, kızlarına, kız kardeşlerine ve hısımlarına bu âyetleri okudular. Bu kadınlardan her biri etek kumaşlarından, Allah'ın kitabını tasdik ve ona iman ederek başörtüsü hazırladılar.” Bu ne imandır Yarabbi.

Biz ki eteğimize, üstümüze, başımıza uydurmaya çalışırken örtüyü Onlar gerçek ibadet için eteğindeki kumaşı örtüye çevirmişler. Bu ne teslimiyettir.  Burada örtünün bir simge, bir idol olmadığını bir kere daha görüyoruz. O zaman neden bugün ellerinde bayraklarla insanlar simgeymiş gibi lanse ediyorlar? O ellerindeki bayraktaki ay Allah’ı, Yıldız Efendimizi (SAV) kırmızı ise şehitlerimizin kanını simgeliyor. Ama gel gelelim örtüyü kaldırtmaya çalışıyorlar. Yani Allah’ın koymuş olduğu kuralı. Birbirine çok tezat…

Öte yandan İstanbul Üniversitesinde okuyan bir kız arkadaşımız diyor ki: “ O diyor şırınga ile kadınların bacaklarına kezzap enjekte eden kişi gibi bende onların örtülerine enjekte edip kezzapla yakmak istiyorum diyor. Bu ne düşmanlıktır Yarab! Yazıklar olsun bizi bize düşüren zihniyetlere. Dar görüşlere.

Biri diyor ki konuşmada, bir konuk Atatürkçülüğü dinmiş gibi düşünmeyin. Bunu dinmiş gibi lanse etmeyin ve savunmayın. Bunu söylerken bir kız arkadaşımızı gösterdiler görüntüde öylesine nefret dolu gözleriyle bakıp söyleniyordu ki yerinden, hayretler içerisinde kaldım. Kısık kısık gözleriyle nasılda bakıyordu.  Yanımızda örtüyü yerden yere vuruyorlar, tv’lerde her yerde. O kadar çok üstümüze geliyorlar ki taş olsa çatlamaz mı?

Her Pazar Star Tv’de çıkan tam bir örtü düşmanı hanım var. Tv’de görüntü çekmişler neymiş İranlılara benzeme durumu mevcutmuş. Ya pes vallahi pes! Gösterdikleri görüntü de ne biliyor musunuz yolda farklı yerlerde çekilmiş kapalı hanımların görüntüleri. Birkaç tane. Oradan konuk abide dedi. Yani şurada iki tane kapalı görmeye bile tahammülünüz yok.

Anıtkabir’de yapılan yürüyüşte kapalı bir abla vardı. Ordan bir hanım nasılda bağırdı “senin ne işin var burada!” Kadıncağız şaşırdı beni dedi arkadaşlarım getirdi. Ben misafirim. Sen ve senin gibiler dedi giremezsiniz buraya. İstemiyoruz sizi burada. Gidin dedi. Madem geleceksin çıkart örtünü başından gel dedi. Fe subhanallah. Orası nitekim bir kabristan. Kabristana bıraktığın çiçek sadece üstte ve kuruyuncaya kadar kalan bir güzelliktir ama bunun alt tarafıda var. Dua etmek lazım gelir. Lakin tüm ölmüşlerimizin buna ihtiyacı vardır. Kabristanı sadece gezmek için gidemeyiz ve giderken de örtüsüz gitmeyiz.  Sen oraya gidip bağırıp çağırdıktan sonra, gezmeye gittikten sonra, çelenk bıraktıktan sonra yaptıklarının bir anlamı var mı? Ölmüşün sevap hanesine yazılan bir sevap var mı? Örtülü bir insanı oradan kovmaya kimin ne hakkı var?

 Bu yazıyı birgisayarıma karalamışım kalmış. Sizlerle paylaşmak istedim. Siz ne düşünüyorsunuz?

 

 

 

 

Ağzımızı ne kadar kapatsanızda yüreğimizi asla susturamayacaksınız...

 

 

Bir kişi yetmez tartaklamak için. Birkaç kişi şöyle bir sarsmalı da aklı başına gelsin. Çıkarsın örtüsünü okula öyle girsin. Dimi?

 

 

Burda başından aldıkları gibi...

 

 

 

Yada oturup ağlayacaksın çaresizliğine...

 

Neler yaşandı, neler oldu? Dünden bugüne neler yaşadı bu örtü... Ne joblar yedi sırf bir örtü için. Haftalarca o jobun acısı gitmedi vurulan yerden... Ekran başında hep ağlamıştım yaşlı teyzemi polis yerde sürüklerken... Onun annesi yok muydu acaba? Nasılda kıymadan vuruyordu, tekmeliyordu yerde yatan teyzemi... Onun kardeşi yok muydu acaba? Nasılda joblayıp, sürüklüyordu kardeşimi? Bazen haksızlık gördüğümde en çok sevindiğim şey bir adalet gününün bizi beklemesi... O zaman görecekler hatalarını ama iş işten geçmiş olacak. Elbette hepimiz göreceğiz ama onlar inkarlarının ne kadar sapkınca bir hareket olduğunu görecekler inş.

Ben artık birşey diyemiyorum düğümleniyor boğazım, dolaşıyor parmaklarım. Allah affetsin bizleri bu hale getirenleri ne diyelim.............

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !